İzmir Hemoroid Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

Hemoroidde Evdeki Tedavi

Basurlar bilindiği gibi hastaların taharetlenme sırasında eline gelen anüs çevresindeki şişmiş toplardamarlardır. Pelvik basıncın, dolayısıyla anal basıncın artması bu bölgedeki kan dolaşımının bozulmasına ve kanın göllenmesine neden olur. Tıpkı bacak damarlarındaki gibi varisler oluşur.

Oluşumunda insanların iki ayak üzerinde yürümesinin etkisi fazladır. Basınç fazla olunca kan damarları zayıflayıp varisleşir. Yer yer patlayarak kanamaya başlar. Bu arada kaşıntı, dolgunluk hissi gibi yakınmalarda oluşur.

Halkımız ilk etapta derdini çeşitli bitkilerle, hastalardan aldığı önerilerle geçiştirmeye çalışır. Fakat her kanamanın hemoroitten olmadığını bilmek gerekir. Doktora gidilmediği zaman kanserden olabilecek kanamalar atlanır. Sonuçta çok kıymetli erken teşhis olanağı ortadan kalkmış olur.

Bitkisel ilaçlar kısa bir süre hemoroitten olan kaşıntı ve batma, ağrı ve bazen kanama yakınmalarını azaltabilir. Fakat hiçbir zaman kalıcı bir tedavi olmaz.

Doktora gidinceye kadar akut dönemde yapılacak en iyi tedavi ılık suya oturma banyolarıdır. En az günde 2 kez 10’ar dakikalık sürelerle oturma banyoları yapılır. Su çok sıcak olmamalıdır. Bazı kişiler oturma banyosu içine himalaya tuzu koymanın daha etkili olduğunu söylemektedir.

Tromboze hemoroit vakalarında ağrıyı azaltmak için hemoroit üzerine buz konulmasını tavsiye edenler vardır. Sorunlu bölgeye konulan buz ağrıyı azaltır. Hemoroit pakesini küçültür.

Basurlu bölgede kaşıntılar olabilir. Fakat kişinin bunları kaşıması kanamaya neden olabilir. Bu dönemde sıkı giysilerden uzak durmalıdır. İç çamaşırları rahat ve yumuşak olmalıdır. Anal bölgenin nemli olması yakınmaların artmasına neden olmaktadır. Hastaların kendilerine iyi bir tuvalet alışkanlığı yaratması gerekir. Bu tercihen sabahları ve kahvaltıdan sonra olmalıdır. Tuvalette fazla kalınmamalıdır. Gazete okumak, cep telefonunu karıştırmak tuvalette uzun zaman geçirilmesine, buna bağlı ıkınma duygusunun doğmasına neden olur. Ayrıca hastalar tuvalet ihtiyacı geldiğinde bunu ertelememelidirler. Dışkıyı ne kadar tutarsak o kadar çok katılaşır ve çıkması zorlaşır. Çıkarken oluşturduğu basınç o kadar artar. Sert, tahriş eden tuvalet kâğıtlarından uzak durmak gerekir. Anüs temizliğinde kolonyalı mendil kullanılmamalıdır. Dışkılama için en iyi pozisyon alaturka tuvaletlerde alınır. Çömelme pozisyonunda dizler karına bası yaparak dışkılamayı kolaylaştırır. Bağırsak hareketlerini çalıştırır, canlı tutar.

Kabızlığı önlemede en iyi tedbir posa bırakan gıdaların yenmesidir. Lifli besinler bol posa bırakır. Bu grupta fasulye, nohut, tahıllı ekmek, meyve ve sebzeler sayılabilir. Günlük 3 öğün yemeğin bir öğününde mutlaka sebze yemeği yenmelidir. Kabızlığı önlemenin diğer bir koşulu günlük su tüketiminin arttırılmasıdır. Günde en az 3 litre su içilmelidir. Diğer içecekler suyun yerini tutmaz. Çay, kahve, kola vs. içecekler yerine su ihtiyacını su ile karşılamalıdır.

Her gün düzenli yapılacak yürüyüşler bağırsak sisteminin çalışmasını hızlandırır. Kişinin yaşına bağlı olarak seçeceği bir egzersiz programı ile kabızlık bir nebze azalabilir. Sürekli oturarak çalışanların her saat kalkıp 5 dakika dolaşması yararlıdır. Sedanter yaşam bağırsak sistemini kötü yönde etkiler.

Çok çeşitli lokal olarak kullanılabilecek bitki kürleri önerilmiştir. Fakat bunların etkisi söylendiği gibi geçicidir. Bu amaçla havuç yaprakları, zeytinyağı, kantaron yağı vs. önerilmiştir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara
Yol Tarifi