İzmir Hemoroid Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

All Posts in Category: Genel

Hemoroid Tedavisi Kesin Çözüm Müdür ?

Hemoroid de tedavi hemoroidin derecesine göre değişir. Bunun içinde öncelikle hastanın öyküsünün çok iyi alınması, muayenesinin çok iyi yapılması gerekir. Muayene en iyi diz-dirsek pozisyonunda mümkünse proktoloji masasında yapılmalıdır. Hasta önce gözle muayene edilir. Dışarı çıkan pakeler var mı bakılır. Sonra rektal tuşe denilen parmakla muayeneye geçilir. Bu muayene ile genelde hemoroid tanısı konur. Bu arada tuşe sırasında anal bölgede tümöral bir oluşum varsa onunda farkına varılır.

Bundan sonra özellikle 50 yaş üzerinde ve ailesinde kanser öyküsü olan hastalarda endoskopik muayene yapmak gerekir. Endoskopik muayene sırasında kalın bağırsak içindeki patolojiler tek tek araştırılır. Kanamaya sadece bu bölgedeki hemoroidler yol açmaz. Örneğin dışkılama sırasında kanamaya neden olan erken evredeki bir kalın bağırsak kanserinin farkına varılmazsa ciddi sağlık sorunlarına yol açılabilir. Ayrıca kanser dışında kalın bağırsak polipleri, makat çatlakları, makat apseleri, iltihabi bağırsak hastalıkları (crohn, ülseratif kolit), cinsel yolla bulaşan hastalıklarda da kanamalar olabilir. Tedaviye başlamadan önce mutlaka ayırıcı tanı yapılmalıdır.

Hemoroidler kansere yol açmazlar. Fakat hemoroidler altta yatan bir kanserin belirtisi olabilir. Özellikle ileri yaşlarda görülen hemoroidlerde mutlaka endoskopik muayene yapmadan hemen hemoroid tedavisine geçilmemelidir.

Hemoroidlerde yapılacak tıbbi tedavi sonrası yakınmalar azalır. Fakat bu tedaviler hiçbir zaman kesin sonuç vermez. Hastalara önerilen durumlar ortadan kalkınca hasta tekrar aynı şikayetlerle karşı karşıya kalmaktadır. Bunların başında kabızlığın ve tuvalette fazla ıkınmanın ortadan kaldırılması gelir. Bunun içinde hasta önce düzenli bir dışkılama alışkanlığı edinmelidir. Tuvalette uzun süre oturma ve aşırı ıkınma anal basıncı artırır. Bunu engellemelidir. Kabızlığın ortadan kaldırılmasında posa bırakan gıdaların tüketilmesi, günde en az 3 litre su içilmesi çok önemlidir. Çay, kahve, meyve suyu veya diğer içecekler suyun yerini tutmaz. Hastalar bu tedbirleri alırken günlük oturma banyoları yapar. Günde 2-3 kez onar dakikalık ılık su banyoları anal sfinkterleri gevşetir. Oturma banyosu sonrası çeşitli krem veya pomadlar kullanılır.

Yukarıda söylendiği gibi bu önlemler hastalığın azalmasına neden olur. Fakat bu tedbirler başlanırsa hastalık tekrar nüks eder. Tedavide kullanılan ofis tedavilerinden sonrada yukarıdaki önlemler kesinlikle uygulanmalıdır. Bu amaçla lazerle hemoroidin çöktürülmesi, lastik bantla boğma işlemi yapılabilir. Hemoroid pakesi içine sklerozan aethoxysklerol maddesi verilerek pake çöktürülebilir. Bu tedavilerde 1. ve 2. derece hemoroidlerde çok iyi sonuç alınmaktadır. Bazı 3. derece hemoroidlerde ise THD denilen atardamar bağlanması işlemi uygulanmaktadır. Bu yöntemde doppler denilen bir alet yardımıyla atardamar bulunarak bağlanır ve 2-3 ay içinde dışarı çıkmış hemoroidlerin çökmesi ve içeri girmesi sağlanır.

Bunlardan sonuç alınamayan vakalarda kesin çözüm cerrahi tedavi ile alınır. Bunda çeşitli yöntemlerde dşarıdaki hemoroid pakeleri çıkarılır. Ağrılı ve iş-güç kaybına yol açan ve bazı komplikasyonları olan bir yöntemdir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Hemoroid Tedavisi Nerede Yapılır ?

Hemoroitler normalde anüs çevresinde bulunan toplardamarladır. Bunlar hem kirli kanı taşırken hem de bu bölgede yastıkçık görevi yaparak anüs içindeki kasların zarar görmesini önler. Dışkılama dışında da anüsün kapalı kalmasını sağlar. Dışkı ve gaz sızıntılarını önler.

Bu toplardamarlar diz-dirsek pozisyonunda 1, 5 ve 9 hizalarında olmak üzere üçer grup halinde bulunur. Günümüzde hemoroitlerin genişleyip memeler şeklinde sarkmasına hemoroidal hastalık demekteyiz. Bunda zaman zaman dışkı geçerken yırtılmalar olabilir. Parlak kırmızı renkli, damla damla gelen bir kanama olur. Bu dışkılama sırasında veya sonrasında olabilir. Bunun dışında bazen memelerden birinde aniden bir pıhtı oluşur. Bu şiddetli bir ağrıyla kendini gösterir. Ağrıya ödem ve iltihaplanmada eşlik edebilir.

Hemoroitler iç ve dış hemoroit olarak ayrılmaktadır. İç hemoroitler anüsten dışarı çıkmaz, kendilerini zaman zaman oluşturdukları kanama ile belli ederler. Dış hemoroitler anüsten dışarıdadır. Hasta taharetlenme sırasında bunları fark eder. Kanamanın yanında ağrıda tabloya eşlik eder.

Hemoroit oluşumunda en büyük neden kronik kabızlıktır. Bunun yanında ishal, tenezm yani tuvalette fazla kalarak dışkılamaya uğraşmak, fazla ıkınmak hemoridal hastalık oluşumunda etkilidir. Ayrıca ailesel yatkınlık, gebelik, kolit, crohn gibi enfeksiyonlar etkilidir. Acı yiyecekler, alkol, ağır egzersiz, uzun süre oturarak çalışmak, şişmanlık yine hemoride yol açmaktadır.

Tedavi ofis tedavileri ve cerrahi tedavi olarak ayrılır. Ofis tedavilerinden en çok kullanılanlar lazer ile hemoroidopeksi ve  lastik bant ligasyondur. Lazer ile tedavi genelde 1.ve 2.derece hemoroitlerde kullanılan bir yöntemdir. Burada özel bir lazer tabancası ile anaskopla bulunan hemoroit pakesi üzerine lazer ışını gönderilir. Lazer bu bölgede bir koagülasyon nekrozu oluşturur. Hem hemoroit pakesini çöktürür. Hem de pakeyi alttaki gözeli dokuya yapıştırır. Lazer ışını 4 mm’lik bir alanda etkili olduğundan işlem çevre dokulara zarar vermez. Kanama ile gelen vakalarda etkili bir ofis tedavisidir. Anüs içinde ağrı sinirlerinin olmadığı bir bölgede çalışıldığından işlem ağrısızdır. Hasta işlem sonrası işinin başına dönebilir.

Ofis tedavilerinde diğer bir yöntem lastik bantla boğma yöntemidir. Yine anaskop yardımıyla hemoroit pakesi bulunur. 2.ve 3.derece hemoroidlerde kullanılır. Bir vakum cihazı yardımıyla pake bu iş için hazırlanmış aletin haznesine alınır. Lastik bant hemoroidin boynuna yerleştirilir. 7-10 gün içinde pake nekroze olup düşer. Yerindeki ülserde 1 aylık bir sürede iyileşir. Yine kanamalı hemoroidlerde etkin bir yöntemdir.

Daha büyük hemoroidlerde THD denilen yöntem uygulanır. Burada doopler denilen bir alet yardımı ile hemoroide kan getiren atardamar bulunur. Emilen bir sütürle bağlanır. 2-3 ay içinde kan dolaşımı bozulan hemoroit gerileyerek anüs içine çekilir. Bu tedavilerle sonuç alınamayan 4.derece hemoroidlerde cerrahi tedaviye başvurulur. Bu işlem ya klasik yöntemle ya da stappler denen alet yardımıyla yapılır. Hemoroit pakeleri tek tek çıkarılır. Ağrılı bir yöntemdir. Hastane koşulları gerekir. Hastada iş ve güç kaybı yapar. Nadirde olsa anal darlık veya gaz-gaita tutamama gibi komplikasyonlar görülebilir.

Hemoroit tedavileri tarafımızdan yapılmaktadır. Geniş bilgi 0533 963 54 45 numaralı telefondan alınabilir. Sağlık bakanlığının yasaklaması nedeniyle ücret yazılamamaktadır. Muayeneler ücretsizdir. Muayene sonucu ücret belirlenmektedir.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Hemoroidde Evdeki Tedavi

Basurlar bilindiği gibi hastaların taharetlenme sırasında eline gelen anüs çevresindeki şişmiş toplardamarlardır. Pelvik basıncın, dolayısıyla anal basıncın artması bu bölgedeki kan dolaşımının bozulmasına ve kanın göllenmesine neden olur. Tıpkı bacak damarlarındaki gibi varisler oluşur.

Oluşumunda insanların iki ayak üzerinde yürümesinin etkisi fazladır. Basınç fazla olunca kan damarları zayıflayıp varisleşir. Yer yer patlayarak kanamaya başlar. Bu arada kaşıntı, dolgunluk hissi gibi yakınmalarda oluşur.

Halkımız ilk etapta derdini çeşitli bitkilerle, hastalardan aldığı önerilerle geçiştirmeye çalışır. Fakat her kanamanın hemoroitten olmadığını bilmek gerekir. Doktora gidilmediği zaman kanserden olabilecek kanamalar atlanır. Sonuçta çok kıymetli erken teşhis olanağı ortadan kalkmış olur.

Bitkisel ilaçlar kısa bir süre hemoroitten olan kaşıntı ve batma, ağrı ve bazen kanama yakınmalarını azaltabilir. Fakat hiçbir zaman kalıcı bir tedavi olmaz.

Doktora gidinceye kadar akut dönemde yapılacak en iyi tedavi ılık suya oturma banyolarıdır. En az günde 2 kez 10’ar dakikalık sürelerle oturma banyoları yapılır. Su çok sıcak olmamalıdır. Bazı kişiler oturma banyosu içine himalaya tuzu koymanın daha etkili olduğunu söylemektedir.

Tromboze hemoroit vakalarında ağrıyı azaltmak için hemoroit üzerine buz konulmasını tavsiye edenler vardır. Sorunlu bölgeye konulan buz ağrıyı azaltır. Hemoroit pakesini küçültür.

Basurlu bölgede kaşıntılar olabilir. Fakat kişinin bunları kaşıması kanamaya neden olabilir. Bu dönemde sıkı giysilerden uzak durmalıdır. İç çamaşırları rahat ve yumuşak olmalıdır. Anal bölgenin nemli olması yakınmaların artmasına neden olmaktadır. Hastaların kendilerine iyi bir tuvalet alışkanlığı yaratması gerekir. Bu tercihen sabahları ve kahvaltıdan sonra olmalıdır. Tuvalette fazla kalınmamalıdır. Gazete okumak, cep telefonunu karıştırmak tuvalette uzun zaman geçirilmesine, buna bağlı ıkınma duygusunun doğmasına neden olur. Ayrıca hastalar tuvalet ihtiyacı geldiğinde bunu ertelememelidirler. Dışkıyı ne kadar tutarsak o kadar çok katılaşır ve çıkması zorlaşır. Çıkarken oluşturduğu basınç o kadar artar. Sert, tahriş eden tuvalet kâğıtlarından uzak durmak gerekir. Anüs temizliğinde kolonyalı mendil kullanılmamalıdır. Dışkılama için en iyi pozisyon alaturka tuvaletlerde alınır. Çömelme pozisyonunda dizler karına bası yaparak dışkılamayı kolaylaştırır. Bağırsak hareketlerini çalıştırır, canlı tutar.

Kabızlığı önlemede en iyi tedbir posa bırakan gıdaların yenmesidir. Lifli besinler bol posa bırakır. Bu grupta fasulye, nohut, tahıllı ekmek, meyve ve sebzeler sayılabilir. Günlük 3 öğün yemeğin bir öğününde mutlaka sebze yemeği yenmelidir. Kabızlığı önlemenin diğer bir koşulu günlük su tüketiminin arttırılmasıdır. Günde en az 3 litre su içilmelidir. Diğer içecekler suyun yerini tutmaz. Çay, kahve, kola vs. içecekler yerine su ihtiyacını su ile karşılamalıdır.

Her gün düzenli yapılacak yürüyüşler bağırsak sisteminin çalışmasını hızlandırır. Kişinin yaşına bağlı olarak seçeceği bir egzersiz programı ile kabızlık bir nebze azalabilir. Sürekli oturarak çalışanların her saat kalkıp 5 dakika dolaşması yararlıdır. Sedanter yaşam bağırsak sistemini kötü yönde etkiler.

Çok çeşitli lokal olarak kullanılabilecek bitki kürleri önerilmiştir. Fakat bunların etkisi söylendiği gibi geçicidir. Bu amaçla havuç yaprakları, zeytinyağı, kantaron yağı vs. önerilmiştir.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Hemoroid Tedavi Yöntemleri Nelerdir ?

Hemoroidler toplumun hemen hemen yarısında görülen bir hastalıktır. Oluşumunda insanların iki ayak üzerinde durmasının önemi fazladır. Bu şekilde anal bölgedeki basınç maksimum düzeyde olmakta ve kan göllenmektedir. Hastalar en çok kanamadan yakınır. Utandıkları içinde doktora gitmeye çekinirler. Buda hastalığın daha da ilerlemesine neden olmaktadır. Artık hastalar kanamaların artması, ele meme gelmesi ve ağrı yakınmaları olduğunda doktora başvurmaktadırlar.

Hemoroid tedavisinden önce hemoroidden korunmak daha önemli ve daha kolaydır. Hastaların öncelikle kabızlık problemi giderilmelidir. Bu amaçla liften zengin gıdalar önerilmelidir. Gerekirse diyete lif ilavesi yapılmalıdır. Dışkılama sırasında ıkınma anal basıncı çok arttırmaktadır. Tuvalette çok uzun süre geçirmemelidir. Dışkılama ertelenmemeli, hemen yapılıp tuvaletten çıkılmalıdır. Hastaların müzmin öksürükleri veya ağır kaldırmaları yine anal bölgede basınç oluşumuna neden olmaktadır.

Bir diğer konu mayalı içkiler, acı biber ve baharatlı gıdalardan hasta uzaklaştırılmalıdır. Hastaların uzun süre ayakta ve hareketsiz durması bu bölgedeki kanın geri dönüşünü bozar ve tıpkı  ayaktaki gibi damarların genişlemesine neden olur. Bu nedenle düzenli egzersiz yapılmalıdır. Günlük en az 3 litre su içilmelidir. Hastaların fazla miktarda çay, kahve içmesi hiçbir zaman suyun yerini tutmaz. Su ihtiyacı su ile karşılanmalıdır. Ilık su banyoları anal bölgedeki kaslarda gevşeme oluşturarak buradaki basıncın düşmesini sağlamaktadır. Bu nedenle her gün sabah-akşam 10 dakika süre ile oturma banyosu yapılması hemoroidlerin ilerlemesini önlemektedir.

Tedaviler hemoroidlerin derecesine göre değişmektedir. İç hemoroidler 1. ve 2.derece dış hemoroidler 3. ve 4.derece diye ayrılmaktadır. Bu hemoroidlerde derecelerine göre çeşitli ofis tedavileri uygulanmaktadır.

1-Lazer ile hemoroidopeksi:  Ağrısız bir bölgede çalışıldığından işlem ağrısızdır. Genelde 1. ve 2.derece kanamalı hemoroidlerde uygulanan bir yöntemdir. İşlem süresi 10 dakikayı geçmez. Kızılötesi ışınlarla hemoroid pokelerinde bir doku harabiyeti oluşturulur. Lazer ışını 4mm derinliğe kadar nüfus ettiğinden çok büyük bir harabiyet söz konusu değildir. Işın dokuda koagülasyon rekrozu oluşturur. Çok nadiren işlem kanamalı olabilir.

2-Lastik band ile bağlama(rubber band ligasyon): Özel bir alet yardımı ile hemoroid pakesinin dibine lastik band yerleştirilir. Özel aletin ucunda konik bir aparat vardır. Bunun yardımıyla lastik band alete yerleştirilir. Sonra alet bir vakum cihazına bağlanır. 2. ve 3.derece hemoroidlerde uygulanan bir yöntemdir. Hemoroid cihazın haznesine alınır ve vakum cihazıyla hemoroidin hazneye girmesi sağlanır. Sonra tetik ateşlenerek hemoroidin boynuna lastik yerleştirilir. Beslenmesi bozulan pake birkaç gün içinde düşer. Yerinde oluşan ülser kısa zamanda düzelir.

3-Enjeksiyon ( skleroterapi ): Buda 1. ve 2.derece hemoroidlerde uygulanan bir yöntemdir. Hemoroidal damarlar içine Aethoxysklerol ilacı verilir. Bu damarı büzer ve kanamayı durdurur.

4-Cerrahi tedavi (hemoroidektomi): Genelde 4.derece hemoroidlerde uygulanan bir yöntemdir. Ağrılı bir bölgede çalışıldığından işlem sonrası ağrılıdır. Hemoroid pakesi tek tek çıkarılır. Bu klasik yöntemle yapılabildiği gibi ligasure, koter ilede yapılabilir. Bazı vakalarda longo denilen teknikli stappler denen tek kullanımlık alet kullanılabilir. Pahalı bir yöntemdir. Ameliyat sonrası darlık olasılığı fazladır.

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Hemoroid Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Gerek utanma duygusunun verdiği doktora gitmeme nedeni, gerekse halkımızın kulaktan dolma ilaçları kullanma eğilimi nedeni ile sık kullanılan ilaçlardır. Fakat bu ilaçlar hekim muayenesi olmadan kullanılmamalıdır. Çünkü her kanama vakası hemoroid değildir. Altında bir kanser yatabilir. Kanama tümörden gelebilir. Bunun teşhis edilmemesi çok kıymetli olan zamanın kaybolmasına, erken teşhisin gecikmesine yol açar. Kullanılan hemoroid ilaçları basurdaki kanama ağrı ve kaşıntı gibi yakınmaların baskılanmasına neden olur. Belirtileri en aza indirir. Hemoroidlerin iyileşmesini sağlaması sınırlıdır. Hastalığı tedavi etmez. Genişleyen damarlar bu ilaçlarla ilk zamanki durumlarına dönmez. Ayrıca muayene olmadan alınan ilaçlar başka bir hastalığın belirtilerini de maskeleyebilir. Hemoroid diye düşünülen hastalık makat çatlağı, crohn ve colitis ülseroza gibi bir iltihabi hastalık veya en kötüsü kanser olabilir. Kulaktan dolma, varsayımlar üzerine alınan ilaçlar vakit kaybına, problemin ilerlemesine neden olur.

Hemoroid için kullanılan çeşitli anal preparatlar, fitil ve kremler vardır. Bu ilaçlar hastalarda görülen kanama, ağrı, kaşıntı ve dolgunluk hissini ortadan kaldırır. Bir rahatlama sağlar. Fakat iyileştirici yönü yoktur. Fazla bir beklenti içinde olmamalıdır.

  1. Oral Kullanılan Hemoroid İlaçları

a)Ağrı kesiciler:  Daha çok tramboze hemoroidlerde kullanılır. Bunun dışında hemoroidlerde ağrı pek görülmez ve kullanılmaları sınırlıdır.

  1. Venotonik veya venoprotektör ilaçlar: Ayak varislerinde, venöz bacak ödemlerinde kullanıldığı gibi hemoroidlerde de kullanılmaktadır. Şişmiş durumdaki hemoroidlerin büzüşmesine, daralmasına neden olur. Ödemi ortadan kaldırır. Şişlik azalınca kanama ve ağrıda azalmaktadır. Bu amaçla piyasada daflon ve doxium adlı preparatlar bulunmaktadır. Bunlar genelde sabah-akşam kullanılır. 10 günlük bir tedavi sonrası ödem çözülmeye, basur gerilemeye başlar. Çeşitli ofis tedavileri veya cerrahi girişim sonrasında kullanılabilir.
  2. Dışkı yumuşatıcı ilaçlar: Hemoroid oluşumunda en büyük nedenlerden biri kronik kabızlıktır. Bunu önlemek için bazı vakalarda dışkı yumuşatıcı ilaçlar kullanılmaktadır. Fakat bunların etkisi geçicidir. Tedavide bazen yarar yerine zarar verebilmektedir. Çünkü hemoroid oluşumunda kabızlık ne kadar tehlikeli ise ishal nöbetleri de tehlikelidir. Bu nedenle laksatif kullanmak yerine hastaların posa bırakan bir diyete alınması, günlük en az 3 litre su içmelerinin sağlanması, acı ve baharatlı gıdalardan sakınmaları, alkollü içkilerden ve sigaradan uzak durmaları öğütlenir. Bu amaçla kullanılan çeşitli preparatlar vardır. Bunların bir kısmı oral olarak alınır. Bir kısmı lavman şeklinde uygulanır. Dışkıyı tıpkı deterjanlar gibi yüzey aktif etki göstererek etkileyen ilaçlar veya magnesium oksit, magnesium sulfat (epsom tuzu) gibi müsil etkisi yapan tuzlar kullanılabilir. Sinameki yaprağından hazırlanmış pursennid, sarısabır (aleo) bitkisinin preparatları kullanılabilir.

Fitil şekilde hazırlanmış preparatların hiçbir faydası yoktur. Çünkü uygulandıklarında ters peristaltik hareketlerle bağırsak üst kısımlarına gider. Etki etmesi gereken yerde olmaz.

  1. Krem şeklinde sürülen ilaçlar: Bunların içinde genelde anestezik maddeler bulunur. Ağrı, kaşıntı yakınmalarını azaltır. Hastada bir ferahlık sağlar. Bu amaçla anestol, kortos krem, procto glyverol krem, hemopropin krem kullanılabilir. Oturma banyosu sonrası kullanılması daha yararlıdır.

 

Randevu ve İletişim Numaraları

Tel: 0 (232) 504 00 00
Cep ve Whatsapp: 0 (533) 963 54 45

Devamını Oku

Hemoroid Nedir ?

Hemoroidler anüs çevresindeki toplardamarlardır. Bu bölgenin kirli kanını kalbe ve karaciğere taşırlar. Bunların uzayıp genişlemesine hemoroidal hastalık denmektedir. Tıpkı ayaklardaki varisler gibi buradaki damarlarda da kan göllenir. Bu damarlar genişler ve varisleşir. Hemoroid oluşumunda bir çok faktör söz konusudur. Fakat çoğu zamanda hemoroidin neden kaynaklandığı tam olarak anlaşılamaz.

Hemoroidler toplumun %50-60’ında görülen bir patolojidir. Oluşumunda insanların iki ayak üzerinde yürümesinin, anal bölgede aşırı basınç oluşumunun etkisi fazladır. 2 çeşit hemoroid görülür. 1. ve 2.derece hemoroidler anüs içinde olan hemoroidlerdir ve çoğu zaman kanama ile kendini belli ederler. 3. ve 4.derece hemoroidler anüs dışına çıkan hemoroidlerdir. Bunlarda kanamaya ek olarak, ele meme gelmesi, makatta ıslaklık gibi çok çeşitli belirtileri vardır. Bazı hemoroidlerde aniden hemoroid içinde bir pıhtı oluşur. Tromboze hemoroid denen bu klinik tablo kendini aniden başlayan şiddetli ağrı ile belli eder. Bu pıhtı cerrahi olarak boşaltılırsa ağrı birden kaybolur. Eğer tedavi edilmezse 3-4 gün içinde ağrı geriler, fakat pake küçülse de anal bölgede dışarıda kalır.

Hemoroidlerde Sık Görülen Özellikler

Eksternal hemoroidlerde en sık saptanan belirtiler kanama, anal bölgede kaşıntı ve rahatsızlık hissi ele gelen memeler ve tromboze vakalarda görülen ağrıdır. İnternal hemoroid denen içteki hemoroidlerde kanama sıktır ve bazen görülen tek belirtidir. Bu parlak kırmızı renkli, dışkılama sırasında ve sonrasında damla damla olan bir kanamadır. Bu kanamalar uzun zaman sürerse hastada anemi belirtileri çıkabilir.

Hemoroid oluşumunda en büyük neden anal basınçtır. Bunu da yaratan nedenlerin başında kronik kabızlık gelir. Dışkılama sırasında zorlanma ve ıkınma kanın geri dönüşünü bozar. Damarlar içinde biriken kan damarların genişlemesine ve varisleşmesine neden olur. Bu duruma kadınların hamilelik döneminde de sık rastlanır. Büyüyen uterus pelvis içindeki damarlara bası yaparak kanın göllenmesine neden olur. Gebelik sırasında hemoroid gelişimindeki artış bu şekilde açıklanır. Ayrıca hemoroidal damarları tutan bağ dokuları yaşla birlikte zayıflar, ayrıca anüs çevresindeki kas yapısı en erken yaşlanan kaslardır. Bunların zayıflamasıda hemoroidal damarların genişlemesine neden olmaktadır.

Perianal Hematom ve Hemoroid Arasındaki Fark

Hemoroidleri özellikle tromboze hemoroidleri perianal hematom ile karıştırmamalıdır. Perianal hematomlar cilt altında gelişir. Buradaki kılcal damarların çatlaması ile oluşur. Cilt altındadır.

Tanı genelde diz-dirsek pozisyonunda yapılan muayene ile konur. İnternal hemoroidlerde anoskopik muayene yapılmalıdır. Fakat 40 yaş üzerinde ve ailesinde kanser öyküsü olan hastalarda hemoroid olsa bile mutlaka kolonoskopik muayene yapılmalıdır. Bu şekilde bir kalın bağırsak kanseri gözden kaçmamış olur.

Tedavi hemoroidin derecesine göre değişir. İnternal hemoroidlerde lazer tedavisi band ligasyon yöntemi uygulanır. Bazı 3.derece hemoroidlerde THD yöntemi uygulanır. Dışarıda olan 4.derece hemoroidlerde ise cerrahi tedavi yapılır.

 

Devamını Oku

Hemoroid Neden Olur ?

Vücudun çeşitli yerlerinde olduğu gibi her bölgenin damarları ayrı adlandırılır. Anal bölgedeki damarlara da hemoroit denir. Bunların hastalıklı hale gelmesine de hemoroidal hastalık veya halk arasındaki adıyla basur denir. Anal bölgedeki damarlar karaciğere giden damarlarla ve sistemik dolaşıma giden damarlar arasında bir bağlantı yeridir. Gerek karaciğer dolaşımında ve gerekse sistemik dolaşımdaki bir tıkanma buradaki damarlarda şişmeye, kanın göllenmesine neden olur. Karaciğer sirozunda oluşan hemoroitler, hamilelik sırasında oluşanlar, pelvisdeki tümörlerde görülen hemoroitler bunun sonucunda oluşmaktadır. Bunlar hemoroit oluşumunda daha az görülen nedenlerdir.

Hemoroid (Basur) Asıl Nedeni Nedir?

Hemoroit oluşumunda asıl faktör anüs bölgesindeki basıncın artmasıdır. Yani anüsteki spazmdır. Bunu yaratan en büyük neden ise kronik kabızlığa bağlı ıkınmalar, hamilelik, aşırı kilolardır. Hemoroit toplumun yaklaşık %60-70’inde görülebilen bir hastalıktır. Fakat hastaların bunu önemsememesi, doktora gitmek istememesi ve kulaktan dolma bazı önerilerle tedavi etmeye kalkmaları yüzünden toplumdaki tam oran bilinmemektedir. Aşırı obez kişilerde pelvik basınç ve buradaki damarlar üzerine olan basınç artmıştır. Ayrıca bu kişiler sağlıksız beslenen kişilerdir. Yeterince sebze, meyve ve lifli gıda almazlar. Bu da kabızlığın oluşumunu kolaylaştırır. Bazı kişilerin ise genetik olarak bağırsak alışkanlığı bozuktur. Bu durum genelde sedanter bir yaşam sürenlerde fazladır. Bu kişiler özellikle lifli gıdaları az tüketirse, günlük aldığı su miktarı az ise kabızlıkları daha da artar. Bu da ıkınmayı beraberinde getirir. Bunlar tuvalette uzun süre geçirirler. Ikınma nöbetleri ile anal basıncı çok arttırırlar. Damarlardaki kan basınç nedeniyle kalbe dönemez. Damarlar genişler, anüs dışına çıkar.

Tıpkı kabızlık gibi kronik ishal nöbetleri de anal bölge de tahrişe neden olarak hemoroit oluşturur. Tuvalet ihtiyacı olan kişi tuvalete gittiği zaman refleks olarak o bölgeye daha fazla kan akışı olmaktadır. İshal nedeniyle o bölgede tahriş oluşmuş ise artan kan miktarı kanama şeklinde reaksiyon verir.

Hamilelikte Basur (Hemoroid)

Hamilelik döneminde pelvik damarları üzerine baskı artar. Bu hemoroidal damarların şişmesine ve basura neden olur. Bu durum hamilelerde 28-30. haftadan sonra görülür. Hamileliğin bitimi ile birlikte hemoroitlerde gerilemeler saptanır.

Bunların dışında işi gereği ağır yük taşıyanlarda, uzun süre oturarak çalışan kişilerde tuvalette uzun süre geçiren ve ıkınmayı huy haline getirenlerde, homoseksüellerde veya ters ilişki sonrası da hemoroitler görülmektedir.

Alkol alışkanlığı olanlarda, işi gereği sık sık bisiklet veya motosiklet kullananlarda, yöresel olarak günlük diyetle fazla miktarda baharat kullananlarda (özellikle acı yiyecekler), uzun süre öksürük nöbetleri sonrası da hemoroitler saptanmaktadır.

Basurdan korunmak için kabızlıktan korunmak önemlidir. Bunun için lifli gıdalara yönelmek gerekir. Sofrada sebze yemeklerini eksik etmemek gerekir. Her gün meyve yemelidir. Günlük en az 3 litre su içmelidir. Baharatlı gıdalardan özellikle acıdan uzak durulmalıdır. Birde her gün 10 dakikalık ılık suya oturma banyoları yapılmalıdır.

Devamını Oku

Hemoroid’in Belirtileri Nelerdir ?

Anüs çevresindeki damarların genişlemesine tıpkı ayaklardaki gibi varisleşmesine hemoroidal hastalık denmektedir. Toplumda çok yaygındır. Fakat gerek utanma duygusu nedeni ile, gerekse de ihmalkarlık nedeni ile doktora gelmeler azdır. Bu nedenle de tam yaygınlığı bilinmemektedir. Ana toplumun %60-70’inde az çok bulunmaktadır. Bu kadar yaygın olmasında kişilerin iki ayak üzerinde yürümesinin ve anal damarlarda fazla basıncın oluşmasının önemi fazladır. Örneğin maymunlarda hemoroit görülmez.

Erkeklerde daha fazladır. Hemoroitler çeşitli derecelerde kendini göstermektedir. Ama asıl belirti derecesine bağlı olarak gelişen kanamalardır. Bu kanamalar parlak kırmızı renkte ve dışkılama sonrası damla damla şeklindedir. Hemoroitler genelde 4 kategoride sınıflandırılmaktadır. 1. ve 2. derece hemoroitler kendilerini kanama ile belli eder. Genelde anoskopik muayene sonucu görülmektedir. Dışarıda bir meme bunlarda saptanmaz. 3. derece hemoroitler zaman zaman dışarı çıkar. Bunlarda kanamaya ek olarak kaşıntı, makattan ıslaklık hissi olabilir. Muayene sırasında hasta ıkındırılırsa bunlar dışarı çıkar, daha sonra elle anüs içine itilebilir. 4. derece hemoroitler hep dışarıda olan hemoroitlerdir. Kanama, ağrı, kaşıntı hep görülür. Ayrıca mucoza akıntısına bağlı olarak hastalar iç çamaşırlarının kirlendiğini söyler. Muayene sırasında içeri itilse bile yine hemen dışarı çıkarlar.

Hemoroid Tedavisi Olmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

40 yaşın üzerinde ve özellikle ailesinde kanser öyküsü olan kanamalı hemoroitlerde tedavi öncesi mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır. Böylece altta yatan bir kanser atlanmamış olur. Birde hamilelik döneminde rahmin pelvisteki damarlara bası yapmasına bağlı hemoroitler saptanabilir. Bu dönemde de herhangi bir müdahale yapmak çok zor olabilir. Bu tür vakalarda diyet programı, oturma banyoları ile biraz yakınmaların azalması sağlanır.

Hemoroitte esas başlangıçta korunmaktadır. Bu amaçla en başta kabızlık problemi ortadan kaldırılmalıdır. Hastalara posadan zengin bir diyet programı uygulanır. Hastaların günde 3 litre su içmeleri öğütlenir. Mümkün olduğunca sedanter yaşamdan uzak durmaları istenir. Bu hastaların anal bölgeyi zorlayıcı sporlardan uzak durmasında yarar vardır. Bisiklete, motosiklete binmemelidirler. Diyet ayarlanırken hastalara baharatlı gıdalardan ve özellikle acılı yiyeceklerden uzak durmaları öğütlenir. Acı anal kaslarda spazma neden olmakta ve kan damarlarını genişletmektedir. Bunun sonucu hemoroit oluşumunu kolaylaştırmaktadır. En son olarak da utanma nedeni ile doktora gitmemezlik yapılmamalıdır. Ne kadar erken tedavi olunursa o kadar işlem kolaylaşmaktadır.

Hemoroid Tedavi Yöntemleri

1.ve 2. derece hemoroitlerde ve bazı 3. derece hemoroitlerde ameliyatsız ofis tedavileri yapılmaktadır. 1. ve 2. derece kanamalı hemoroitlerde lazer hemoroidopeksi ve band ligasyon yöntemi uygulanır. 3. derece hemoroitlerde ise THD denilen uygulanır. Bunda hemoroidal venlere kan getiren atardamarlar doppler eşliğinde bağlanmaktadır. 4. derece hemoroitlerde ise cerrahi tedavi uygulanmaktadır.

Devamını Oku
Hemen Ara
Yol Tarifi